KOMİK | BURDA HAYAT VAR
Subscribe Yazılar RSS | Subscribe Yorumlar RSS
HOŞ GELDİNİZ

KOMİK Kategorisi için Arşiv

Adam her gun papaganini camin onune birakir ise oyle gidermis.
Papagan da aksama kadar yoldan gecenleri izler, soylediklerini dinlermis.
Bir gun gene papagan camin kenarinda dururken asagida eylem yapan
gencler ‘ Tek Yol Devrim’ diye bagiriyorlarmis..
Ertesi gun sagci gencler eylem yaparken Papagan ‘ Tek Yol Devrim’
diye bagirmaya baslamis..
Sagcilar da evi taslamislar… yakip yikmislar.. Adam eve donunce cok
sasirmis ve
olanlari komsulardan ogrenmis.
Papagana ayni seyi bir daha yapmamasini soylemis.
 
 
Bir sonraki gun solcular eylem yaparken papagan sagcilardan duydugu
‘Milliyetci Haraket Enngelenemez’ sloganini soylemeye baslamis…
Bu sefer solcular evi taslamislar..
Adam eve dondugu zaman bu sefer dayanamamis, papagani kumese atmis..
Kumeste Tavuklar: Ne oldu lan artiz?
Butun gun oyle orda camda durup etrafa bakmayi biliyordun..
 
 
Papagan: S..tirin lan o…pular Ben sizin gibi fuhustan yatmiyorum..
Dusunce sucundan yatiyorum..

PATRON DEDEM

Patron Sekretere :
Bir haftalığına iş için yurtdışına çıkacağız. Ona göre hazırlan.

Sekreter kocasını arar :
Patronla bir haftalığına yurtdışına çıkacağız. Sen başının çaresine bakarsın.

Kocası sevgilisini arar :
Karım bir haftalığına yok. Bu haftayı beraber geçirelim.

Sevgili Özel ders verdiği minik çocuğu arar :
Bu hafta sana ders veremicem. Gelmene gerek yok.

Minik çocuk Dedesini arar :
Dedecim. Bu hafta dersim yok. Öğretmenim yok.Bu haftayı beraber geçirelim.

Dede (1.bölümdeki patron olur) sekreterini arar :
Bu haftayı torunumla geçireceğim. Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.

Sekreter kocasını arar :
Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.

Koca sevgilisini arar :
Bu hafta beraber olamıcaz. Karımın gezisi iptal oldu.

Sevgilisi ders verdiği  minik çocuğu arar:
Bu hafta sana ders verebileceğim. İşlerim iptal oldu.

Minik çocuk Dedesini arar :
Dedecim. Öğretmenimin işleri iptal oldu. Bu hafta beraber olamıcaz. Çok üzgünüm.

Dede sekreterini arar :
Merak etme. Bu hafta yurt dışına çıkabileceğiz. Hazırlıklarını yap…

eeeeeeeeeeeee?

> > AMERİKALI!
> >
> > Adamın biri New York, Central Park’ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz
> > bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür.
> >
> > Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri
> >
> > yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da
> >
> > hayatını kurtarmıştır. Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay
> >
> > yerine koşar ve adamın yanına gelir.
> >
> > Sarılıp teşekkür etikten sonra ‘Sen’ der ‘bir kahramansın, yarın
> >
> > bütün gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak;

> > Cesur New York’lu küçük kızın hayatını kurtardı.’

> >
> > Adam ‘Ama ben New York’lu değilim!’ der. Polis ‘Fark etmez, bu
> >
> > durumda gazeteler şunu yazacaklar; Cesur Amerikalı küçük kızın
> > hayatını kurtardı’
> >
> > cevabını verir.
> >
> > ‘Ama ben Amerikalı da değilim’ der adam artık şaşırarak. Polis ‘Ya, o
> >
> > halde nerelisin?’ diye sorunca adam cevap verir; ‘Ben Iraklıyım!’
> >
> > Polis adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri
> > aldığında
 öyle bir başlıkla karşılaşır;
> >
> > ‘Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü.’

LAF ATMADA SON NOKTA

    CENAZE ARABASI ŞÖFÖRÜ BİR KIZA SESLENMİŞ
    -’ŞŞŞİŞT… KIZ GELSENE ARABAYLA GEZELİM.’
   KIZ DA: ‘HADİ ORDAN BE… !     DEYİNCE

   ADAM : ‘SEN NE DİYON BE
, MİLLET BU ARABAYA BİNMEK İÇİN ÖLÜYO..  ÖLÜYOOOOOO :)

ALDATIYORSAM SEBEBİ VAR

Alışverişten sonra evine dönen kadın,
kocasını yatakta genc ve güzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer.
Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
‘..Şöyle açıklayabilirim…’ der..
‘Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm.
Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım.
Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim.
Kızın ayakkabıları delinmişti.
Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir çift verdim ona.
Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldıgım fakat rengini beğenmedigin icin hic giymedigin süveteri ona verdim.
Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının sığmadıgı bir pantolonunu da verdim.
Tam çıkmak üzereyken bana ‘Karınızın artık kullanmadığı başka birşey var mı bu evde?’ diye sordu.. ve işte buradayız..’

George W. Bush…DOMUZ ÖLDÜ

George W. Bush şoförüyle bir kır gezisine çıkar. Arabayla giderken bir tavuğu ezerler. Meseleyi tavuğun sahibi olan çiftçiye kim anlatacak diye düşünürken Bush âlicenap bir tavırla şoförüne şöyle der:

‘Bana bırak. Ben Dünyanın en güçlü adamıyım. Çiftçi bana muhakkak anlayış gösterecektir.’ Bush çiftçinin evine girer ve bir dakika sonra da nefes nefese koşarak geri döner.
Göz morarmış, surat dagılmış haldedir. Şoförüne ‘Çabuk toz olalım burdan!’ der.

Aksilik bu ya, arabayla daha 20 metre gitmeden bu defa da orada gezen bir domuzu ezerler. Bush korkulu gözlerle şoförüne bakar ve ‘Şimdi adama gidip söyleme sırası sende!’ der.

Şoför çiftliğe gider. Bush da arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika 30 dakika derken….Şoför bir saat sonra sarkı söyleyerek, gülerek, cepleri para dolu ve kolunda irice bir meyve sepeti ile geri gelir.

Bush şaşkın bir halde sorar: ‘Çiftçiye ne dedin ki bu kadar ikrama boğdu seni?’ ‘Valla ben de anlamadım’ der Şoför. ‘Ben ona sadece şöyle dedim:

Iyi günler. Ben George Bush’un şoförüyüm, Domuz öldü!…

TARİHİ KAPAKLAR

 

Napolyon savaşta

İspanya’yı yenmiş.İspanya kralı

> siz ancak para ve mal için savaşırsınız biz ise namusumuz ve şerefimiz
için savaşırız demiş…

>Bunun üzerine Napolyon;-Evet insanın neyi eksikse onun için savaşır…

>////////////////////////////////////////////////////////////

Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın
milletvekili, Churchill’ e kızgın kızgın şöyle seslenir:

- ‘Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım.’

>Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:

- ‘Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim.’

>////////////////////////////////////////////////////////////

> Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates’e
verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki
göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates,gayet<BRSAKIN:

> - ‘Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum’ demiş.

>////////////////////////////////////////////////////////////

Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş.

Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine,Churchill’ i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:

- ‘Size iki kişilik davetiye gönderiyorum.Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa.’
Churchill, hemen cevap göndermiş:
- ‘Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye
gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de
oynarsa.’

>////////////////////////////////////////////////////////////

Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve

şiddetle azarlamış. Talebesi: - ‘İyi ama ben çok az bir paraya
oynuyordum’ diye itiraz edecek olunca Eflatun cevap vermiş:

- ‘Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettğin zaman için azarlıyorum.’

>////////////////////////////////////////////////////////////

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof

Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi
olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe
geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, horgördüğü filozofa: - ‘Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem’ der.

Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı

verir: - ‘Ben çekilirim.’

>////////////////////////////////////////////////////////////

Meşhur bir filozofa: - ‘Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden
bu kadar fakirsiniz?’ diye sorulduğunda: - ‘Ona ulaşmak için eğilmek lazım
da ondan’ demiş.

>////////////////////////////////////////////////////////////

Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile’ ye hasımlarından biri:

- ‘Efendim’ demiş, ‘Kulaklarınız, bir insan için biraz büük değil mi?’

Galile: - ‘Doğru’ demiş, ‘Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük
ama,seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?’

>////////////////////////////////////////////////////////////

Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif’ i küçük düşürmek ister:

- ‘Affedersiniz, siz veteriner misiniz?’
Mehmet Akif hiç istifini bozmadan şöyle yanıtlamış:

- ‘Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?’

>////////////////////////////////////////////////////////////

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri
gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin
yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- ‘Sen sır saklamayı bilir misin?’ diye sormuş

Vezir: - ‘Evet hünkarım, bilirim’ dediğinde,

Yavuz cevabi yapıştırmış: - ‘İyi, ben de bilirim.’

>////////////////////////////////////////////////////////////

Bir filozofa sormuşlar: - ‘Şansa ianır mısınız?’

Filozof: - ‘Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle
açıklayabilirdim.’ *

EVRİM DÜZMECESİ

Küçük kız annesine ‘İlk insan nasıl dünyaya geldi’ diye sormuş,

‘Tanrı Adem ve Havva’yı yarattı, çocukları oldu ve insanoğlu yeryüzüne yayılmaya başladı yavrum’ diye izah etmiş annesi..

Birkaç gün sonra küçük kız aynı soruyu babasına sormuş..

‘Binlerce yıl önce maymunlar vardı’ demiş babası, ‘Bizler de evrim geçirerek onlardan türedik..’

Farklı iki cevaptan aklı karışan kız annesine gidip ‘Nasıl olur anne’ demiş

‘Sen bana insanın Tanrı tarafından yaratıldığını, babam da maymunlardan geldiğini söylüyor.. Karıştırıyorum..’

‘Karıştırıcak bir şey yok’ demiş annesi gülerek,

‘Ben sana kendi ailemin geçmişini anlattım. Baban da kendi ailesininkini anlatmış, bir tanem..!’

EVLİLİĞİN İLK GÜNLERİ

EVLİLİĞİN İLK GÜNLERİ:

Damat: Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor!!
Gelin: Senden ayrılmamı ister misin?
Damat: Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!
Gelin: Sen.. Bana aşık mısın?
Damat: Taaaabiki.
Gelin: Beni terketmeyi düşünür müsün?
Damat: Tabi ki hayır.
Gelin: Peki bana bir öpücük verir misin?
Damat: Evet hem yüzüne hem gözüne
Gelin: Peki bana bir gün vuracak mısın?
Damat: Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.
Gelin: Sana güvenebilir miyim?
Damat: Evet.
Gelin: AŞKIM.

——- AŞK BİTİNCE ——-
aşağıdan yukarı doğru okuyunuz…
 Kahkaha

fıkra :temel..elektrik faturası

Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.
‘Temel’um harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. 
 Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!’ demiş heyecanla.
Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış:
‘Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var.’
‘Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?’ demiş Fadime hayretle.
‘Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.’
‘Ne? Dosyalarınızda mı?’
‘Kesinlikle!’
‘Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm!’ demiş.
Fadime korkuyla ve akşam olanı biteni Temel’e anlatmış. Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi 
 Trabzon Elektrik idaresine dalmış:
‘Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili!’ diye bağırmış Temel.
‘Sakin olun. Ciddi birşey değil!’ demiş memur. ‘Bu gecikme için bize borçlusunuz!’
‘Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?’
‘O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!’
‘Ama o zaman Fadime ne yapacak?’

‘Bilmiyorum!’ demiş memur. ‘Hanımefendi artik mumla falan idare eder…

SANAL SOHBETLERE SANAL MUHABBETLERE SANAL

AŞKLARA SANAL SEVGİLERE CEVAPTIR

 

 

SARI ÇİZMELİ MEMET AĞA EMANETETEN KOMŞUSUNDAN BİR ÜGNLÜĞÜNE Bİ EŞEK ALMIŞ EMANETİN CANI AZDIR DERLER YA O GÜN DE EŞEK KAÇARKEN MEMET AĞA EŞEĞİN KUYRUĞUNDAN YAKALAMIŞ DERKEN EŞEK İLERİ MEMET AĞA GERİ ÇEKİP EŞEĞİN KUYRUĞUNU KOPRATMIŞ N EYAPSAM NE ETSEM DİYE KARA KARA DÜŞÜNÜRKEN BİZ EN İYİSİ HOCAYA GİDELİM O BİLİR DEMİŞ GİTMİŞ HOCANIN YANINA YA HOCA BÖYLE İKEN BÖYLE OLDU NE YAPSAM DA YAPIŞTIRSAM ŞU EŞEĞİN KUYRUĞUNU DİYE ARZUHALİNİ ANLATMIŞ HOCA DÜŞÜN TAŞIN BİR OKU BİR ÜFLE İKİ TÜKÜRÜKLE EŞEĞİN KUYRUĞUNU YAPIŞTIRMIŞ MEMET AĞA Bİ MİNNETRTAR Bİ MİNNETTAR SORMAYIN ALMIŞ EŞEĞİNİ GÖTÜRMÜŞ AKŞAMA DOĞRU TAM EŞEĞİNİ AHIRA BAĞLARKEN EŞEK OSURMAZMI ANINDA KUYRUK YERDE ANA NE YAPCAM ŞİMDİ DEYİP Bİ KOŞU HOCANIN YANINDA ALMIŞ NEFESİNİ HOCA HOCA NE ET ET BENİ KURTAR NE YAPTIN SEN EŞEK OSURDU KUYRUK DÜŞTÜ DERKEN FERYAT FİGAN HOCA CEVAPSIZ KALIRMI

 

TÜKÜRÜKLE YAPIŞAN OSURUKLA KOPAR

ofli hoca : şeriatta ayıp yoktur

ses çikartmayun, lafimi dinleyun, bunlar burada söylenecek konişik olmasa, hoca efendu söylemez, lafuni hoca efendu kirk tartar, bir söyler, ne sanaysiniz hoca efendiyi. ey müminler, şu boztepe’den trabzon’a bakaysin, diyorsin ki içinden, insanlar işinde gücünde, ne rahat, işte böyle değil sayun cemaat, memleket alttan alta kaynak, kaynay… kadunin biri bizim hanima danişmiş. bu işler böyledur, bizim hanum da uygun uygun bana söyler, şeriatun gereğuni söyleriz, hanum da yine kaduna söyler. bu kadun yazin, mayis başinda köye çikarmiş kadun başina. anlaşilan o ki, kocasi da kavatin biriymiş, kadun kismi tek başina köy yolina yollanir mi? işte bu utanmaz kadunun finduklukta marabalariyla başundan bir iş geçmiştur, iş ki ne iş, alamet bunlar, iyi dinle müslüman, anla hangi devurda yaşayruk. bu marabadan olmuş mi bir uşak, kocasi da sanayki bu uşak benum uşak… ee kadun, sesuni çikartma otur aşaği, daha ne belani araysin. şimduk, bu kadunin üç ayluk bebeği, her gece kadunin rüyasına giriymiş, kadunin gırtlağuna yapişip, boğaymiş, ne diymiş uşak, “anne! anne! beni babama götür, beni babama götür, yoksa seni boğarım…” üç ayluk uşak deyu bu laflaru eyi dinle. her gece böyleymuş, kadunin yalancisiyum. bizum hanıma demuş ki bu rezul kadın, hoca efendu iyi bilur, çocuğu maraba babasina götüreyim mi? hoca efendu kitaba bir baksun, çocuğu maraba babasina götürmesem daha büyük günaha mi gireyrum? bak kadunin rezuline. şimdi bu kadun benden cevap bekliy. bu iffetsiz şeytan kadunun suçi yoktir cemaat, kocası kavat bunin, kadun başina köy yolina yollanir mi kadun kismi… hanuma iyi tembih ettim. gelursa bu kadin, desun ki ona, hoca efendi kitabin her bir yanina bakti. çocuğu maraba babasina götürmesi cehennemluk günahtur, otirsun aşağu, kessun sesuni. niçun dersenuz cemaat, daha anlamadunuz mi, üç ayluk melake uşak baba mi bilur, kadunin gönlü finduklukta kaldi cemaat, finduklukta kaldi. alacak bizden fetvayi, koşacak findukluğa. ey cemaat nedur bu memleketun hali?

HELİKOPTER YUMURTASI

HELİKOPTER YUMURTASI

    Van ili Bahcesaray ilçesi altı ay yaz altı ay kış yaşar.Yine bir kış yolların kapalı olduğu bir gün askeriyenin helikopterleri köylere yardım paketleri atarlar kocaman bir koli köyün ortasına düşer ve dağılır.düşenleri köylüler ellerine alır birbirlerine sorarlar.
 -ula bu nedur.
kimse bilemez.yaşlı bir köylü
-ula bunu bilse bilse Maho ağa bilir der ve Maho ağa nın evine giderler.
-Maho ağa bu nedir.
Maho ağa yuvarlak sarı olan şeyi evirir çevirir ve cevap verir
-Vallah olsa olsa bu helikopter
yumurtasıdır der.(Oysa elindeki
portakal dır.)

ayna ayna söyle bana ben kimim

KARS..

> >Tarihte ilk kez Kars’a ayna gitmiş.Adamın biri aynayı görüp eline almış.Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini.

> >Adam:

> >- Ey gidi gardaşımm. Seni bi daha görmek nasipte varmış.Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine:).

> >Karısı bakmış adam bişeye sarılıp uyuyor,aynaya bakmış bir kadın allah belanızı vireee. Bu karıda kim. Bi bokada benzese diyerek feryat figan evden çıkar kadı efendiye gider.

> >Kadın:

> >-Kadı efendi adam beni bu çirkin karıyla aldattı.

> >Kadı aynaya bakar ve şöyle der:

> >-Yav bu karıdan çok kavata benziir.:)))